13 Ocak 2014 Pazartesi

Saklayamadığım ...

Hep eylülü bekledim  mevsimleri sevmek için .

Beni hüzünlendiren ve dökülen yapraklara inat umutlarımın yeşerdiği , en sevdiğim zaman dilimi , Eylül.

Eylül'de bahar temizliği başlar içimde. Sandıkları açarım , hatıralarımı havalandırır. Atık çokca canımı sıkan , düşünmeye değmeyecek olan şeyleri atarım . Ağlanacaklara biraz gözyaşı döker,  öper koklar geri saklarım . Gülümsetenleri en sona saklarım kolay ulaşılabilsin diye.

Severim  geçmişte yaşamayı.  Defterler dolusu anı saklamayı, bazen bir zarf , bazen bir poşetle ışınlanıp ilgili zamana , tadını çıkarmayı.

Çoğu zaman canımı acıtsa da  atamam , saklarım .

Kendimce bir devrim yaptığım andan beri ,  bu durumu da değiştirebileceğime inanmaya başladım . Hapsolduğum bunca şeyin içinde  en büyüğünü yakasından silkip attığım gün  , beni benden başka kimsenin  esir etmediğini görebildim. 

O adımı atana kadardı ve o adımı atmak hayatımın 3 yılını almıştı benden.  Düşündüğüm kadar zor da değildi aslına bakarsanız.

İşimden bahsediyorum. 7,5 senedir çalıştığım  , fıtratıma inat zorlayarak yaptığım  , hep maddi kaygılardan dolayı  biraz daha sabır diye kendimi kandırdığım işimden.

Odasına gidip müdür beye söylediğimde , sırtımdaki o kocaman dağı da alıp attım bir hamlede.  Elhamdülllah .

Kayıplara değil de , hayallerime döndü yüzüm .

Evet , vazgeçtiğim maaşım , etiketim , imkanlarım  ... bazılarına göre ahmaklık olsa da  , ben tercihimi sevdiklerimden yana kullandım .

Şimdi sıra evi  ,  dolapları , hatıraları temizlemekte.  Şimdi Zeynep'le beraber geçireceğimiz zamanı benden alacak herşeyi hayatımdan atmakta.

Bu süreçte öyle dua ettim ki ,  beni  kolaylıkla alsın Rabbim , doğru yola koysun diye. Umarım kabul edilmiştir ...

Konunun Eylül ile ne alakası var diyebilirsiniz. Şarkıdan olabilir mi acaba... 

Esselam .


2 yorum: